Şike yasası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Şike yasası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Aralık, 2011

Vekiller emir-komuta zincirinde

Yazının başlığı Yalçın Doğan'ın bugünkü yazısından. Bu bloğu okuyanlar hatırlayacaklardır, "Çıt" adlı yazımda sadece 6 ay önce Doğan'ın bir yazısını eleştirmiştim: Yalçın Doğan, seçim sonrası CHP'de yaşanan "geleneksel" Kurultay ve istifa taleplerinin yarattığı tartışmayı, AK Parti'den örnek vererek eleştiriyor. Bakın, hatta "utanın" demeye getiriyordu: "167 kişi genel başkan tarafından aday gösterilmedi bir tekinin bile "çıtı" çıkmadı" diyordu.


Aynı Doğan bugün "vekiller emir-komuta zincirinde" diye Şike yasası sonrası özellikle AK Parti'de milletvekillerinin nasıl iki dudağın arasına sıkıştıklarını söyleyip, "550 milletvekilini 4 kişi seçerse sonuç böyle oluyor" diyor. "Çıt" adlı yazımı okuyun ve aşağıdaki sözleri de. Türkiye'de "iki dudak demokrasisi"nin neden kökleştiğini, "demokrasi cephesinde yeni bir şey yok diyen" Doğan'ın gazeteciler cephesindeki derin, ibretlik çelişkilerini, tutarsızlıklara nasıl bir örnek oluşturduğunu tekrar görün.


Yalçın Doğan'ın bugünkü yazısı:


Vekiller emir-komuta zincirinde


"550 milletvekilini 4 kişi seçerse sonuç böyle oluyor. Şike yasasında parti yönetiminin isteği dışında oy kullanmak isteyen AKP milletvekilleri uyarılıyor: "Yasaya muhalefet Edoğan'a muhalefettir".
Akan sular duruyor. Oy vermeyen ya da hayır oyu kullanan milletvekilleri listesinin Erdoğan'a iletileceği kulislere yayılıyor.
Herhangi bir milletvekilinin kendi özgür iradesi geçerli değil. Nasıl söyleniyorsa, o yönde oy kullanacak. Aksi halde, parti disiplini işletilecek. Gurup toplanır, gurupta tartışılır, oylama yapılır, karar verilir, tamam ama, böylesine helal olsun.
Demokrasi cephesinde yeni bir şey yok."
Hürriyet- 10.12.2011

09 Aralık, 2011

Bu ‘parti disiplini’ değil, ‘lider sultası’

Hürriyet Gazetesi yazarı Mehmet Y. Yılmaz "şike yasası" tartışmalarında ortaya çıkan durumu şöyle özetledi: "Başbakan emir verdi kanun çıktı, bir emir daha verdi, aynen yeniden çıkarılacak. Buna “lider sultası” diyoruz."


Yılmaz'ın bugünkü yazısını yorumsuz olarak aşağıya alıntılıyorum:


"CUMHURBAŞKANI Abdullah Gül tarafından veto edilerek TBMM’ye geri gönderilen “şike yasası”nın aynen geçmesinin en başta gelen muhalifi AKP Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar.
Tayyar’ın son demecini Gazeteport’ta okudum. Şöyle diyor:
“Yasa aynen geçerse, Metris vakası yaşanır. Şikeden tutuklu isimler zafer işaretleri ile Metris Cezaevi’nden tahliye olur”.
Tayyar belli ki yargılamayı bitirmiş, sanıkları suçlu bulmuş ve mahkûm etmiş, şimdi tahliye edilmeleri olasılığına karşı çıkıyor.
Haklarındaki her türlü delil toplanmış, kaçma olasılığı olmayan ve suçlulukları henüz kesinleşmemiş insanların tutuklu yargılanmasını neden bu kadar çok istiyor, anlayamadım.
Tayyar demecinde şöyle bir söz de söylüyor:
“Ancak AK Parti içinde sıkıntı var. Tabii parti disiplini içinde ve açık oylama olacağı için bu arkadaşlarımız, ret oyu vermezler. Ancak Sayın bakanlar dahil yasaya tepkili çok sayıda isim var. Oylama gizli yapılsa bu yasa geçmez.”
Tayyar’ın “parti disiplini” diye tarif ettiği şey aslına bakarsanız bu kavramla hiç ilgisi olmayan bir durumdur, “lider sultası” diye tanımlayabiliriz.
Eğer “parti disiplininden” söz edeceksek, önce konuyu “parti içi demokrasiden” açmamız gerekir.
Bu konu TBMM Grubu’nda konuşulup milletvekillerinin fikri alınmış mı, herkes fikrini açıklıkla söyleyebilmiş mi, sonra demokratik bir oylama ile mi partinin kararı oluşmuş?
Hayır, bunların hiçbiri olmadı. Başbakan emir verdi kanun çıktı, bir emir daha verdi, aynen yeniden çıkarılacak.
Buna “lider sultası” diyoruz. Tayyar, milletvekili olarak önce bu konuyu sorgulamalı. Tabii gelecek seçimde yeniden milletvekili adayı olmayacaksa!"
Hürriyet-09.12.2011

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails